Make your own free website on Tripod.com

Türkülerimiz burcu burcu kokar. Kar çiçeği kokar. Kızılırmağın çağlayışı, aşılmaz dağların esrarı gizlidir onlarda. Anadolu insanının sevdasıdır, gurbetidir türküler. Ana kucağının sıcaklığı vardır. Sevdaların dumanı tüter. Kavuşamayanların hasretleri, arzuları gözyaşı olur akar türkülerde. Onun içindir ki Anadolu insanı düğününü, kara gününü, aşkını, gurbetini, hatta sevgilisine sitemini dahi türkülerle iletmeye çalışmıştır. Bu türküleri taşıyan bağrında saklayan ise turnalardır, gerçek dostlardır onlar. Onun için turna avazıdır türküler. Yeşil başlı telli turnam, Şimdi bizim elden uçtu diyen Anadolu insanının aşı, ekmeğidir türküler. Ege'de zeybek, Karadeniz'de horon, Toroslar'da, Orta Anadolu'da bozlak, Urfa'da hoyrat, Sıvas'ta semah olur, halaylara söz olur, dökülür yüreğimize. Yüreğimize dökülen türküler yar üstüne, gurbet üstüne, ayrılık üstüne, turna üstüne. Uzun sözün kısası, insan üstüne. Bizi anlatır çünkü onlar...

İnsanların türküleri kendilerinden güzel,
                                kendilerinden umutlu,
                                kendilerinden kederli,
                daha uzun ömürlü kendilerinden.
Sevdim insanlardan çok türkülerini.
İnsansız yaşayabildim
                 türküsüz hiçbir zaman.
Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de.

Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin.

Bu dünyada yiyip içtiklerimin,
                              gezip tozduklarımın,
                              görüp işittiklerimin,
                              dokunduklarımın, anladıklarımın
                                      hiçbiri, hiçbiri,
                beni bahtiyar etmedi türküler kadar...

                                                                                    20 Eylül 1960, Nazım Hikmet

Bilgisayarınızda dinlemek amacıyla aşağıdaki dosyalardan istediğinizi ilgili linke tıklayarak indirebilirsiniz. Türküleri indirirken SAVE AS  tuşuna basıp dosyanın trk ile biten uzantısını mp3 olarak değiştirmeniz gerkiyor.

Arif Sağ Gül yüzlü sevdiğim Yüklemek için tıklayınız
Sabahat Akkiraz Ceylan gözlerin Yüklemek için tıklayınız
Erdal Erzincan İnsan kısım kısım Yüklemek için tıklayınız
Zara Oy çalamadum Yüklemek için tıklayınız
Fatih Kısaparmak Yadeller Yüklemek için tıklayınız
Kızılırmak Kirvem Yüklemek için tıklayınız
Mazlum Çimen Değilmisin Yüklemek için tıklayınız
Songül Karlı Yalan Yüklemek için tıklayınız
Musa Eroğlu Barak (uzun hava) Yüklemek için tıklayınız
Mahsuni Şerif Geri dön Yüklemek için tıklayınız
Feryal Öney Turna Yüklemek için tıklayınız
Koro Ey erenler Yüklemek için tıklayınız
Yavuz Bingöl Çarşambayı sel aldı Yuklemek için tıklayınız
Hasret Gültekin Rüzgarın kanatlarında Yüklemek için tıklayınız
Sadık Gürbüz Mamoş Yüklemek için tıklayınız
Güler Duman Şu yalan dünyaya Yüklemek için tıklayınız
Songül Karlı Kirvem ARŞİV
Nida Tüfekçi Dersini almışta ediyor ezber ARŞİV
Zülfü Livaneli Kal benim için ARŞİV
Cengiz İmren Deli gönül ARŞİV
Onur Akın İnadına ARŞİV
Gülşen Kutlu Yare gidem ARŞİV
Hasret Gültekin Derman sendedir ARŞİV
Ruhi Su Turnalar semahı ARŞİV
Kahtalı Mıçı Ne fayda dost ARŞİV
Arif Sağ      Benim kurbanlarım ARŞİV
Aşık Veysel Bad ı  sabah ARŞİV
Kübat Bu nasıl sevda ARŞİV
Yavuz Bingöl Yar demedin ARŞİV
Koro Ağlasammı ARŞİV
Aşık Veysel Beni hor görme ARŞİV
Edip Akbayram Aldırma gönül ARŞİV
Erdal Erzincan Öyledir deli gönül ARŞİV
Cansu Koç Boşu boşuna ARŞİV
Erkan Oğur Mecnunum leylamı gördüm ARŞİV
Fatih Kısaparmak Türkülerimiz-Şiir ARŞİV
Arif Sağ Yol ver dağlar ARŞİV
Arif Sağ Yola çevirdiler ARŞİV
Musa Eroğlu Halil İbrahim ARŞİV
Özlem Özdil Dinle sözüm ARŞİV
Zülfü Livaneli Urfa semahı ARŞİV
Tolga Sağ Bir haber ARŞİV
Zara Avuntu ARŞİV
Özdemir Erdoğan Ezim ezim eziliyor ARŞİV
Songül Karlı Bendeki yaralar ARŞİV
Sadık Gürbüz Haydar ARŞİV
Musa Eroğlu Kerbela destanı ARŞİV
Mazlum Çimen Dilber ARŞİV
Edip Akbayram Dumanlı dumanlı ARŞİV
Fatih Kısaparmak Ara verde karlı dağlar ARŞİV
Musa Eroğlu Yolun sonu ARŞİV
Güler Duman Bugün ben şahımı gördüm ARŞİV

LİSTEMİZ DEVAMLI OLARAK GÜNCELLEŞTİRİLMEKTEDİR

Uyarı: Linkler hatalı olması yada bilgisayarınıza indirdiğinizde doğabilecek kimi sorunlardan dolayı sitemiz hiç bir sorumluluk kabul etmemektedir. Ayrıca bu dosyalar tanıtım ve eğitim amaçlı olup, dinlemiş olduğunuz türkü-lerin içinde bulunduğu albümü satın alarak sanatçı-ları desteklemenizi öneririz.

Sitemiz hakkındaki görüş, öneri ve eleştirilerinizi Ziyaretçi Defterine yazarak bu sayfaları ziyaret edenlerle paylaşınız. Bu sayfada yer almasını istediğiniz türküler için misafir defterine yazabilirsiniz. İstenilen parça arşivimizde varsa 1-2 gün içinde eklenecektir. Şayet sizin elinizde bu parça varsa ve bu sitede yer almasını isterseniz, lütfen e-mail adresimize yazınız.

 

TÜRKÜLER ÜZERİNE

Türkü söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyorum. Ben yalnız türkü söylemiyorum ki. Bu söylediğim türkülerle, aynı zamanda, çağdaş Türk toplumunun lied'lerini söylüyorum. Ben türkü söylerken sazım ne benimle yarışır, ne de türkülerle. Bize yalnızca eşlik eder, bizi tamamlar. Halkımızın büyük ustalarında da saz böyle saygılı bir uyum içindedir. Bu açıdan bakınca, türküleri bir besteci gibi ele aldığım daha iyi anlaşılır. Bundan önceki plaklarımda olduğu gibi, bu plağımda da halk ozanlarının yolunu izleyerek bazı sözleri bağlı oldukları ezgilerle söyledim. Bazı Mevlana'da, Nazım'da, Melih Cevdet'te, Hasan Dağı'nda olduğu gibi bazı sözler içinde yeni ezgiler düşündüm. Kimileri icracı, kimileri de yorumcu diyor bana, sanatta yorumsuz icra olmaz ya, ikisinin de başımın üstünde yeri var. İcracıyı kalıcı ve yaratıcı saymamak bizim ülkemizin yarı-aydınına vergi.Oysa özellikle müzik, bestecisi ile icracısı ile bütünlük içinde olan bir sanat. Yaratmanın gerçekleşmesi ikisininde var olmasına bağlı. Kaldı ki, icracının yaptığı iş de kalıcı ve yaratıcı bir iştir. Paganini bestelerinden çok icracılığı ile kaldı dünyamızda, Şalyapin de öyle Oyştrah da, Münir Nurettin de. Zamanımızın belgeleyici teknik olanakları daha da çok kanıtlayacak bunun böyle olduğunu. Bir işi geliştiriyor, ileri götürüyorsa, ister besteci, ister icracı olsun, ikiside kalıcıdır.

Burada bir şeye daha değinmek istiyorum. sanatçı da tıpkı bir çiftçi, bir demirci gibi işini anlatabilmelidir. Hem diliyle hem de hüneriyle. Bir başka deyişle, kendi toplumu içinde sanatı ile ekmek yiyebilmelidir. "Beni bu halk anlamaz" demek, en azından boş bir kendini beğenmişliktir. İnsan kendini beğenmede bile yalnız kalmamalı. Halkın sanatta anlamadığı bir yer bulunabilir, sanatçı bunu umursamazlık edemez. Çünkü tüketicisi olmayan bir üretim yaşamaz. Hani hükümet zoruyla da yaşayamaz demek istiyorum. Elli yıllık değil, yüzelli yıllık deney var önümüzde.Bazı sanat kurumlarının gittikçe yozlaşması, kuruyup gitmesi bundandır. Halktan kopuk hiçbir işten, hiçbir insandan hayır gelmez.

Ruhi SU